Harry Houdini, asıl adı Erik Weisz (24 Mart 1874 - 31 Ekim 1926), özellikle, bağlı durumda girdiği kilitli bir sandıktan kurtulma numarasıyla ünlü Macar asıllı ABD'li illüzyonist.
Macaristan'dan ABD'ye göç etmiş bir hahamın oğluydu.Küçük yaşta trapezciliğe başladı.1894'te evlendiği Wilhelmina Rahner, sonraları Beatrice Houdini adıyla sahne gösterilerinde kandisine yardımcı oldu.1900'lerin başlarında Houdini zincir, kelepçe, ip gibi bağlardan ve kilitli sandıklardan kurtulma gösterileri ve tehlikeli numaralarıyla uluslararası düzeyde ün kazanmıştı.Encyclopedia Britannica'nın 13. basımına (1926) yazdığı gözbağcılık maddesinde, başarısını bir ölçüde büyük fiziksel gücüne ve hafif çarpık bacaklı oluşuna bağlıyordu.İğneleyici bir mizah anlayışı olan Houdini sonraları, Britannica okurlarının, bacaklarındaki çarpıklıkla bağlardan ve kilitlerden kurtulması arasında ilişki kurmaya çalışacaklarını umduğunu söylemişti.Tipik gösterilerinden birinde Houdini, zincirlerle bağlanmış durumda bir sandığın içine konuyor, sandık kilitlenip, halatlarla bağlandıktan sonra ağırlık eklenerek bir tekneden suya bırakılıyor, ve suyun altında sandıktan çıkan Houdini tekneye dönüyordu.Gene açık havada gerçekleştirdiği başka bir gösterisinde, yerden yaklaşık 23 m yükseklikte ve baş aşağı asılı durumda, üzerindeki deli gömleğinden kurtuluyordu.
Houdini düşünce okuyanlar, medyumlar gibi doğaüstü güçleri olduğunu öne sürenlerle mücadele ederek bunların şarlatan olduğunu, doğal yollar ve çeşitli hileler kullandıklarını öne sürdü.Bu konuda Miracle Mongers and Their Methods (1920; Mucize Tüccarları ve Yöntemleri) ve A Magician Among the Spirits (1924; Ruhlar Arasında Bir Büyücü) adlı kitapları yazdı.Bütün bunlara karşın Houdini ve karısı ilk ölenle sağ kalanın iletişim kurmaya çalışacağı bir ruh çağırma deneyi yapmaya karar verdiler: Houdini çok daha önce öldü ve karısı, kendi ölümünden (1943) bir süre önce deneyin başarısız olduğunu açıkladı.
Adını Fransız gözbağcı Jean-Eugéne Robert-Houdin'den alan Houdini'nin, The Unmasking of Robert-Houdin (1908; Robert Houdin'in Maskesini Çıkartmak) adlı bir kitabı daha vardır.
________________________________________________________________________________________________AŞAĞIDAKİ YAZI
'TEN ALINTIDIR. Aslı için tıklayınız
Başlangıçta ufak müzelerde ve sokak show’larında gösteri yapan Houdini ilerleyen yıllarda dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sihirbazı olarak anılacaktı
29-09-2008, Pazartesi Alper Eğmir
Sihir dünyasının efsane ismi: Harry Houdini
Sihirbazlık sanatına yepyeni bir boyut getiren Houdini, ruh çağırma seanslarıyla da ilgilenmişti.


Önce kart numaralarıyla sihirbazlığa başlayan Houdini sonradan zincir, kilit ve kelepçelerden kaçış sanatında ustalaştı
Houdini, aynalar kullanarak bir fotoğrafçının nasıl sahte bir ‘ruh fotoğrafı’ çekebileceğini de göstermişti
Houdini, çok sevdiği eşi Bess ile birlikte
Ölümünün üzerinden 80 yıldan fazla zaman geçti ama bu isim hala bir efsane. Sihirbazlık sanatına yepyeni bir boyut getiren Houdini, 24 Mart 1874’te Macaristan’da Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
O zamanki adıyla Erik Weisz henüz dört yaşındayken ailesiyle birlikte Amerika’ya göçtü. Amerika’ya giriş belgelerinde adı Ehrich Weiss olarak kaydedilen bu çocuk sihir dünyasını sonsuza kadar değiştirecekti.
Yedi yaşında geldiği New York’ta çeşitli işlerde çalışmaya başlayan küçük Weiss atletik bir vücut yapısına sahipti. 10 yaşına geldiğinde ilk defa bir trapezci olarak halk karşısına çıktı. O sırada kendisni “Havanın prensi Ehrich” olarak tanıtıyordu.
Profesyonel sihirbaz olduğunda ise Harry Houdini adını kullanmaya başladı.
Harry adı, Ehrich yerine arkadaşlarının ona sıklıkla seslendiği isimdi. Houdini adı ise hayranı olduğu Fransız sihirbaz Jean Eugène Robert-Houdin’den geliyordu.
SİHİRBAZLIK KARİYERİ
Başlangıçta Houdini ufak müzelerde ve sokak show'larında gösteri yapıyordu. Hatta bir keresinde sirkte görev almıştı. Başlangıçta asıl ilgisi iskambil kartlarıyla yapılan numaralara yönelikti. Sonradan 'kaçış' sanatlarıyla ilgilenmeye başladı. Kaçış sanatı (escapalogy) zincir, kilit ve kelepçe gibi malzemelerle kilitlenip bağlanan birinin bunlardan kurtulması anlamına gelmektedir.
Harry Houdini'nin büyük çıkışı 1899'da menajer Martin Beck ile tanışmasının ardından geldi. Böylece Houdini önce bir vodvil sirkiyle Amerika'da sonra da Avrupa'da turneye çıkmaya başladı. "Kelepçenin Kralı" olarak tanındığı Avrupa'da büyük sükse yaptı. İngiltere, İskoçaya, Hollanda, Almanya, Fransa hatta Rusya'da gösteriler yaptı.
Turnelerden sonra 1904'te Amerika'ya döndüğünde artık zengin bir adamdı. New York'ta kendine bir malikane satın aldı (bu bina hala ayaktadır) ve orada yaşamaya başladı.
RUHLAR VE SIRLAR DÜNYASI
1910'ların sonlarından itibaren bir takım film çalışmaları da yapan Houdini artık dünyaca tanınan bir show yıldızıydı. Yaptığı 'kurtulma' numaralarından bazılarının sırrını daha sonra açıklamış ama bazıları konusunda şüpheler halen devam etmektedir.
Çok sevdiği annesi Cecilia'nın ölümünden sonra 1920'lerde Houdini dikkatini medyumlara yöneltti. Daha önce pek çok akademisyen ve bilim adamını kandırabilmiş 'sahte' medyumların foyalarını meydana çıkarmaya başladı.
Üyesi olduğu 'Amerikan Bilimsel Komitesi' gerçekten doğaüstü bir yetenek sergileyebilecek birine büyük ödül vaat etti. Ancak bu ödülü hiç kimse kazanamadı çünkü Houdini her seferinde sahtekarların numaralarını açığa çıkarıyordu.
Hayalet avcısı olarak ünü yayıldıkça Houdini yanına bir gazeteci bir de polis alarak kimliğini gizlemek suretiyle ruh çağırma seanslarına katılıyor ve kerameti kendinden menkul medyumları yakalatıyordu. Bunlar arasında en ünlüsü Boston'lu medyum Mina Crandon'dır.
'Ruhlar Arasında Bir Sihirbaz' adlı kitabında medyumların numaralaırı nasıl açığa çıkardığını detaylı şekilde anlatmıştır. Houdini aynı zamanda bir fotoğrafçının aynalar yardımıyla nasıl sahte bir 'ruh fotoğrafı' çekebileceğini de gösterdi.
İnsan kendini düşünmekten alamıyor: 21.Yüzyıl'da Internet gibi bir icat sayesinde (ve bilgi çağı teknolojilerinin bu kadar gelişmiş olmasına RAĞMEN) hala hayalet ve ruhlarla ilgili fotoğrafların ortalıkta dolaşacağını ve medyumların bu kadar popüler ve saygın olacağını bilseydi Houdini nasıl bir taktik izlerdi acaba?
Ancak bu aktiviteleri yüzündne dostu (Sherlock Holmes karakterinin yaratıcısı ünlü İngiliz) Sir Arthur Conan Doyle ile dostlukları bozuldu. Conan Doyle ruhlara inanan biriydi ve 1931'de (Houdini'nin ölümünden sonra) yayınladığı 'Bilinmezliğin Sınırı' (The Edge of The Unknown) kitabında Houdini'inin aslında doğaüstü yeteneklere sahip olduğunu; sihirbazlık numaralrı ve sahtem medyumları açığa çıkarırken bu yeteneklerinden yararlandığını iddia etti.
HOUDINI'NİN ÖLÜMÜ
Houdini'nin ölümü apandisitinden geldi. 24 Ekim 1926'da Detroit'teki Garrick Tiyatrosu'nda sahneye çıkarken 40 derece ateşi vardı. Kendisine akut apandisit teşhisi konulmasına rağmen sahneye çıkmaktan çekinmemişti oysa bu son defa sahneye çıkışı olacaktı.
Daha sonra Detroit'teki Grace Hospital'e kaldırıldı. Hastanenin 401 numaralı odasında 31 Ekim 1926 tarihinde 52 yaşındayken. Ölüm saati gece 01:26 idi ve ertesi sabah Amerika Cadılar Bayramı'na uyanacaktı.
Cenazesi 4 Kasım 1926'da Queens'teki Machpelah mezarlığında defnedildi. Amerikan Sihirbazlar Derneği halen onun ölüm yıldönümlerinde mezarı başında anma töreni yapmaktadır.
Houdini'nin çok sevdiği eşi Bess 1943'te öldü. Ancak Yahudi olmadığı iin cenazesinin Machpelah mezarlığına gömülmesine izin verilmedi.
HOUDINI'NİN ŞİFRESİ
Kendi ölümünden sonra bir takım medyumların "Houdini'inin ruhuyla bağlantıya geçmek" gibi bir iddiayla ortaya çıkabileceğinden endişe eden Houdini, Sir Conan Doyle'un kendisine yazmış olduğu bir mektuptan rasgele 10 sözcük seçti ve "Ruhumu çağırdığını söyleyen kişiden bu 10 kelimeyi söylemesini isteyin" diyerek mektubu vasiyetine ekledi.
Gerçekten de ölümünden sonra çok sayıda medyum Houdini'nin ruhuyla temasa geçtiğini iddia edecekti. Ancak bu iddiaların hemen hepsi fos çıktı.
Houdini'nin eşi Bess, Houdini'nin ölümünden sonra 10 yıl boyunca her Cadılar Bayramı'nda (ki Houdini'nin ölüm yıldönümüydü) ruh çağırma seansları düzenleyerek kocasının ruhuyla temasa geçmeyi denedi.
1936'daki son demesinden sonra artık bu seanslardan vazgeçti. "10 yıl herhangi bir erkeği beklemek için yeterince uzun bir zaman" diyen Bess 1943'teki ölümüne kadar Houdini'nin resmi önünde hep yanan bir mum bulundurdu.
Houdini'yle temas etmek amacıyla hala dünyanın çeşitli yerlerinde ruh çağırma seansları düzenlenmeye devam ediyor.
Harry Houdini görüntüleri için tıklayınız
